|
|
|
| | |
SORUMLULUK DUYGUSU
Yasaklar çocuklara her zaman cazip gelir. Hele bir de bu yasaklar çocuğun bağlı olduğu bir otorite tarafından konuluyorsa daha da ilgi çekici hale gelecektir. Bu otorite bazen baba bazen anne bazen de öğretmendir.
Eğitim ailede başladığına göre aile eğitimi çocuğun kişiliğini belirleyecektir. Yasaklar içinde büyümüş bir çocuğun özgürlüklerden bahsetmesi ve toplum içinde etkin bir rol oynaması olanaksız olacaktır. Yasaklar yerine çocuğun uyması gereken kuralların olduğunu benimsetebilirsek -ki zor değil - çocuk toplumsal olaylara ve düşünce tarzına etki eden faktörleri önyargıdan uzak, eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilecektir. Şuna açıklık getirmek isterim baba, anne veya öğretmen çocuk üzerinde kural koyucu bir mekanizma değildir, olmamalıdır. Kuralları çocuğunuzla birlikte belirleyin. Onunda fikirlerine açık olun. Bazen kabul edilmesi mümkün olmayan isteklerle gelecektir. Elbette bu isteklerin hepsini kabul etmeyeceksiniz. Ama neden kabul edilemez olduğunu da çocuğunuza açıklamak zorundasınız.
Çocuklarınıza sorumluluk vermekten korkmayın. İnanın verilen sorumluluğu yerine getirmek için tüm gayretiyle çalışacaktır. Ve göreceksiniz çocuğunuz özgüveni gelişmeye başlayacaktır.
Sizlere 1938 de Rusya'da kurulan bir okuldan bahsedeceğim. Bu okul bilindiği gibi bir okul değil suçlu çocukların ve sokak çocuklarının çalıştırılması amacıyla kurulmuş bir okul. Aslında ilk başlarda amaç okul da değildi. Tamamen ticari nedenle açılan bir fabrikaydı. Ama 8 sene sonra bu fabrikayı okul haline getiriyorlar. Bu okulda ders yok, sıra yok ,öğretmen yok . sadece bireylere verilen SORUMLULUK duygusu var. Bu okulun kurucusu Anton S. MAKARENKO . Bu fabrikayı ilk açtığında belki oda tahmin etmemiştir. Çalıştırdığı işçilerin(öğrencilerin) ilerde devleti yönetebilecek sorumluluk duygusuna sahip olabileceklerini.
Çocuklarımıza yapacakları işleri öğretmeyelim , yapması gereken işlerin sorumluluğunu yükleyelim.
Unutmayalım ki çocuklarımız bizim yaşlılığımızdır.
|
|