Ana Sayfa |Linkler|Site Haritası Haydi Yıldızlar ŞAMPİYONLUĞA Finike PTT Müdürlüğünden Yeni Bir Hizmet... AYLIK OLAĞAN MÜFTÜLER TOPLANTISI FİNİKE'DE Telekomu Şikayet Etti... Ak Parti Finike Teşkilatı Kadın Kolları Başkanını Seçti Meclis Başkanı Antalya'da Antalyaspor Malatya Deplasmanından 3 Puan Almasını Bildi Galibiyet Serisi...Finike Rakip Tanımıyor Şehide Vefa...Turunçova İ.Ö.O. Adını değiştirdi. HAYDİ ANTALYA ZAFERE Finike'nin Nüfusu Kaç? Köy okulu'ndan Bir Etkinlik Daha FİNİKESPOR'DAN FARKLI GALİBİYET Sigara İçmek Yasak Açıköğretim Lisesi Sınavları FİNİKE'de Yapılacak Müftülükten duyuru--Umre kayıtları başladı--




  Gazete Sayfaları

  Anket
Genel Bilgi ve Tanıtım
İlçe İdari Yapısı
Ekonomisi
Turizm ve Tanıtım
Kültür & Sanat
Gezilecek Yerler
Tarihi Yerler
Otel Rehberi
Plaj Rehberi
Sosyal Hayat
Önemli Geceler
Finike Festivali
Turnuvalar
Finike Spor
Kadro
Son Maç
Fikstür
FİNİKE'NİN GÜÇLÜ SESİ
SALİH EMRE AKBAŞ


İdealler ve Anılar

Özlüyorum geçmişi, anılarımı özlüyorum hiç aklıma gelmezdi geçmişi arayacağım. İdeallerim kadar yaşarım sanıyordum. Yapacaklarımı bir resim gibi çakmıştım beynimin loplarından birine ama hangisi diye sorma onu da unuttum. Dışarıdan bu yapının bu kadar hantal olduğu hiç aklıma gelmezdi.

Devletin dili yazıdır dediler onu anladık ama devletin kaç dili vardı, onu anlamadık. Hele hele devletin kaç eli vardı, onu hiç anlamadım. Bir elini sürekli hissettim. Evet, ideallerim demişken üniversite okurken hep şunu derdim güzel insanlar yetiştireceğim çok zor olmasa gerek bu iş derdim, onların kişiliklerine katkıda bulanacağım ama şunu hiç hesaplamamışım. Her öğrencinin bir ailesi olduğu ve çocuğun bu ailenin bir yansıması olduğunu hiç hesaplamamışım.

Bazen, bir sözcüğe hasret çocuklar bazen de yanağının okşanmasına, gözlerinin içi gülen çocuklar… Anne ve baba olmak çok zor bunu hep tahmin etmişimdir her ne kadar bu duyguyu yaşa masamda. Sevgisinden midir nedir bilmiyorum ama sürekli şunu görüyorum iyi evlat yetiştirmek iyi çocuk yetiştirmek üzerine konuşan kişiler, kendi çocuklarının eksiklerini sürekli sümen altı yaptıklarını ya da bunu söylediğiniz zaman o kişinin, savunma mekanizmalarından bir kaçını kullandıklarını gördüm. O zaman şunu rahatça diyebiliyorum: Evet konuşmak farklı, uygulamak daha farklıymış..

Bir insanın bu dünyada sahip olabileceği en değerli varlığı çocuklarıdır. Bundan hiç şüphemiz olmadı çünkü ; hayata attığınız imzanızdır çocuklar, sizin geleceğinizdir çocuklar..Hepimizin çabası ve endişesi çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmektir. Bu çabalarımızın bir parçası onların iyi bir eğitim almalarını sağlamaktır. Bugün bir anne-babanın yapabileceği en değerli yatırım, çocuklarına iyi eğitim imkânları hazırlamaktır. Eskiden ana-babalar, çocuklarını çok sevdikleri için, ileride sıkıntıya düştüğünde işine yarasın, zorluk çekmesinler diye, evler, arsalar, mülkler, miraslar bırakıyordu. Çocuklarımızın bu mirası korumakta zorluk çektiğine birçoğumuz tanık olmuşuzdur. Hâlbuki bugün çocuklarımıza sağlayabileceğimiz en önemli mirasın eğitim olduğu kabul ediliyor. İyi bir eğitim almış ve kendine güvenen çocukların istediğini elde edebileceğine inanıyoruz. Eğitimi sadece bilgi olarak gören veli eğitim davranış kazandırma yanını unutuyor. Ve bu unutma ona biraz pahalıya patlıyor.

Bir çocuğun eğitiminden istenen sonucun alınabilmesi, ancak aile ile eğitim kurumunun sıkı ve samimi işbirliği ile gerçekleştirilebilir. Bir çocuğun eğitiminin sadece onu bilgi sahibi yapmak ve sınavlara hazır hale getirmek olmadığını bilinmesini istiyoruz. İşin kötü yanı meslektaşlarımdan bazıları, bu durumdan memnun olurlar çünkü onlar için başarı kâğıt üzerindeki başarıdır. Onlar için öğrencinin sosyal olup olmaması ya da asosyal olması bir şey ifade etmez. Çocuk, kağıt üzerinde başarılı ise işlem tamamdır. Üzülerek söylemem gerekir ki sadece kağıt üzerindeki başarı öğretmenin hatasıdır. Veliye durumu anlatmak ve bu konuda ona yardım etmek rehber öğretmen ve sınıf öğretmenine düşen görevdir. Şöyle bir yanılgı vardır: Çocuk başarılı ise hiçbir sorun yoktur. Bunun en büyük nedeni rehberlik hizmetlerinin bizim eğitimimize geç yansıması ve daha sonra yansıyan bu hizmetin sadece sorunlu öğrenciler için kullanılması gerektiği düşüncesidir. Tabii burada bakanlığın büyük hatası Türkiye'deki rehber öğretmen azlığı nedeniyle bu açığı ona yakın branşlardan birkaç aylık kurslarla kapatmasıdır. Aynı bundan on sene önce olan sınıf öğretmenliği açığını mühendislik fakülteleri ağırlıklı olmak üzere diğer branşlarla kapatması gibi. Bizim Milli Eğitim Bakanlığımız var ama milli eğitim politikamız yok, uzun vadede geçerli olacak bir planımızda yok. O zaman hatalar silsilesi çığ gibi büyüyerek gidiyor. Olan gelecek nesillere oluyor deneme tahtası gibi kesiyoruz, biçiyoruz ama toplayamıyoruz. Bir türlü yamayı kapatamıyoruz. Japonların da dediği gibi biz Türklere asfalt yapmayı öğrettik, onlar da bize yama yapmayı…

Saygılarımla

salihemreakbas@hotmail.com

Salih Emre AKBAŞ'ın Diğer Yazıları
Okul Öncesinin Sonrası
Çarşı Tarafsız Olmaya da Karşı
YARATICI 3 F
Yeni bir sınıf hayal ediyorum
Bir Oyun Oynayalım
Karne acaba sadece öğrenciye mi?
 
 
 
@ Copyright 2008 Haberfinike.com İletişim