|
|
|
| | |
Ya çare Sizsiniz; ya da çaresizsiniz…
Eğitimdeki bu bölünmüşlük bu gruplaşmaya nereye gidiyor? Anlamıyorum, anlayamıyorum aklımın ermediği bir nokta var biz bu gençlere kendi ideolojimize göre eğitim vereceksek bunun sonu ne olacak hayal edemiyorum. Sen şusun ben buyum diye başlayan cümleler bizi 80lere mi götürecek özlenen bu ayrı gayrılık mı? Neden ortak bir yol bulamıyoruz, neden kendi sistemimizi kendimiz kurmaya çalışıyoruz ve neden daha sonra bu kapital işlerine dini ekliyoruz, dini motiflerle süsleme ihtiyacı duyuyoruz? Herkes kendi grubunu yetiştirip, kendi grubuna hizmet edecekse biz bu dengeyi nasıl kuracağız, ortak değerlerde nasıl buluşacağız. At gözlüğüyle insan yetiştiren gruplar, bunun vebalini alabilecekler mi ?
İnsan sosyal bir varlıktır bunu biliyoruz peki toplumsal yapının içinde tekrar gruplaşma ve diğer sosyal grupları dışlama ne kadar sağlıklıdır, bu tartışılmalıdır. Bu sosyal gruplarda beyinleri yıkanan öğrencilerin hayata bakış açıları da kendilerini yetiştiren abi, abla dedikleri kişilerin hayata bakış açısı kadardır. Eğer aile dikkat etmezse; kişilik kıvamında çocuğunun hamuruna, başkaları un ve suyu katacaktır. Daha sonra sanki miyop bölünme ile oluşmuş, duruşu, saçı, sakalı her şeyi aynı insanlar görmek zorunda kalacağız. Çocuklarımızın bireyselleşmeden gruplaşmasına izin vermeyin. Unutmayın kimse çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz, kimse yanlışı ve doğruyu sizin kadar iyi anlatamaz. Eğer ki anlatmaya çalışıyorsa bilin ki kendi doğrularını ve yanlışlarını damardan vermeye başlıyor. Bir şeyler yolunda gidiyor ya da siz öyle sanıyorsunuz. Birileri çocuğunuza ablalık ağabeylik yapıyor ya da siz öyle sanıyorsunuz. Size her şey çok güzel deniliyor, biz farklıyız imajı veriliyor ya da gözünüz boyanıyor. Çocuğunuz biz de okula gitsin, biz de yatsın kalksın, geleceğini biz kuralım deniliyor ya da çocuğunuz sizden uzaklaşıyor. Biz, çocuğunuza devletin veremediği din eğitimini ve eğitim-öğretimi veriyoruz diyorlar ya da kendilerini her şeyden üstün görüyorlar. Kul hakkı yemenin sürekli suç olduğunu söylüyorlar ve sürekli kendilerini övüyorlar ya da vicdan azabı çekiyorlar. Birileri size sürekli çok başarılıyız diyorlar ya da çevre okullardan başarılı öğrenci transferi yapıyorlar ve buz dağının görünen kısmını gösteriyorlar. Birileri sürekli biziz diyorlar ya da ben demeyi unutuyorlar. Ya çare sizsiniz, ya da çaresizsiniz.
Erzurum yöresinde bir hikâye anlatılır Durak Ağa, gelin beraber bir bakalım
Vali, Durak Ağa'yı yemeğe çağırmış, Padişah küffara cenk açtığını söyleyerek büyük oğlunu askere istemiş, oğlan gitmiş, şehit...
Bir süre sonra Vali, Durak Ağa'ya Padişah'ın isteğini iletmiş ortanca oğlanı da askere istemiş.
O da gitmiş, şehit!
AĞA' nın elinde bir oğlu kalmış, ona gözü gibi bakarken Padişah küçük oğlanı da istemez mi?
Durak Ağa dayanamamış:
"Vali Paşa, sen git Padişah'ıma selamımı söyle, böyle, benim şeyime güvenip ona buna savaş açmasın!"
Saygılarımla
salihemreakbas@hotmail.com
Salih Emre AKBAŞ'ın Diğer Yazıları
İdealler ve Anılar
Okul Öncesinin Sonrası
Çarşı Tarafsız Olmaya da Karşı
YARATICI 3 F
Yeni bir sınıf hayal ediyorum
Bir Oyun Oynayalım
Karne acaba sadece öğrenciye mi?
|
|